Kamu sözleşmeleri kapsamındaki değişiklik teklifi neler getirecek?

Kamu yüklenicileri uzun zamandır, kur ve enflasyon artışı nedeniyle zor zamanlar geçirmektedirler. Bu kapsamda yüklenicilerin beklenti ise, kur artışına paralel bir Fiyat Farkının verilmesi ve taahhüt işi yapan şirketlerin rahatlatılmasıydı. Ancak bu olmadı. Yerine sözleşmelerin tasfiye edilebilmesi hakkı getirildi. Maliyet artışları nedeniyle tamamlanamayan projelerin tasfiye edilmesini öngören düzenlemenin de yer aldığı torba yasa teklifi, 30.11.2018 tarihinde TBMM’ne sunuldu. 

Kamu ihale sözleşmelerin tasfiyesini de kapsayan Torba Yasa Tasarısındaki 32. Maddesinde aşağıdaki değişiklikler öngörülmüştür: 

  • Devam eden sözleşmelerin, girdi fiyatlarında beklenmedik artış olması durumunda, Yüklenicinin 60 gün içerisinde İdareye başvurması ve İdarenin bu başvuruyu onaylaması koşuluyla feshedilmesine veya devredilmesine imkân tanınıyor. 
  • Kamu ile iş yapan yüklenicilerin ekonomik güçlükleri gerekçe göstererek sözleşmelerin fesih edilmesi yönündeki talepleri de dikkate alınıyor. 
  • Sözleşmelerin imalat girdilerinde meydana gelen beklenmeyen fiyat artışları dolayısıyla ülkenin kalkınması için çok önemli olan büyük projelerin ve kamu hizmetlerinin aksamamasını ve oluşan mağduriyetlerin giderilmesini teminen, yüklenicilere idare onayına bağlı olarak fesih ya da devir hakkı veriliyor.

Kamu ihale sözleşmelerin tasfiyesini de kapsayan Torba Yasa Tasarısındaki 32. Maddesiyle getirilen ama cevaplanması gereken hususlar şunlardır:

  • Tasfiye edilen işin yüklenicisinin, aynı işin ikmal işi ihalesine katılıp, katılamayacağı bilinmiyor.
  • Tasfiye edilen işin yeniden ihaleye çıkılmasının hangi ihale usulü ile yapılacağı belirlenmemiş.
  • Tasfiyesi yapılan işin yeniden ihaleye çıkılıncaya kadarki sürede bakım, onarım, işçilik ve garanti şartlarının kim tarafından ve nasıl sağlanacağı öngörülmemiş.
  • İşin tasfiye edilinceye kadarki varsa gecikme cezası ve fiyat farkı uygulamalarının ne şekilde karşılanacağı bilinmiyor.
  • İşi tasfiye eden yükleniciye iş deneyim belgesi verilip verilmeyeceği de henüz belli değil.   
  • Maliyetlerin artması nedeniyle sözleşmeyi devretmek isteyen bir yüklenici için sözleşmenin yapılmasındaki güçlükler, sözleşmeyi devralmak isteyen yüklenici adayı için de geçerli olacağından, İdarelerin bu yöndeki takdir yetkisini ne şekilde kullanmaları gerektiği açıklanmamış. 
  • Sözleşmenin tarafı tüm İdarelerin uygulama birliği veya standardı ne şekilde sağlayabileceği belirtilmemiştir. Yani aynı nitelikteki bir iş için bir İdare sözleşmenin tasfiyesine izin verirken, diğer İdare sözleşmenin devamına karar verilebilecektir.  

Tasfiye edilen işin yeniden ihaleye çıkılması halinde aradaki fiyat farkının kamu kaynaklarından ne şekilde karşılanacağı ise öngörülmemiş. Oysa 2017 veya 2018 yılında yapılan kamu sözleşmesinin tasfiye edilip, yeniden ihaleye çıkılması halinde, aynı işin en az %20 fiyat artışıyla yaptırılabileceği bilinmektedir. 

Yasa teklifi TBMM tarafından kabul edilirse, 2017 ve 2018 yılının ikinci yarısından sonra yapılan ve 2019, 2020 yılına kadar süren tüm sözleşmelerin tasfiyesi söz konusu olacaktır.  

Kamu İhale Kurumu’nun resmi web sitesindeki istatistiklere göre 2017 yılında yapılıp, 2019 yılında tamamlanması planlanan sözleşme tutarı 113,61 milyar TL.’dir. Yine 2018 yılının ilk altı ayında imzalanan ve 2019 yılında tamamlanması planlanan sözleşme tutarı 33,63 Milyar, 2020 ve sonrasında tamamlanması planlanan sözleşme tutarı ise 39,47 milyar TL. (Bkz. www.kik.gov.tr. 2017 ve 2018 yılı İstatistikleri Tablo 1.26 ) Yani yasanın yürürlüğe girmesiyle tasfiye edilebilecek toplam sözleşme tutarı 186,71 Milyar TL’dir.   

Yasanın yürürlüğe girdiği andan itibaren hazinenin üstleneceği maliyet şu şekilde hesaplanmalıdır; 

  • Sözleşmesi 2019 yılı ve sonrasına sarkan tüm yüklenicilerin sözleşmesini fesih etmeleri halinde sözleşmelerin kesin teminatları (Sözleşme bedelinin en az %6 oranındaki teminatları) İdarelerce serbest bırakılacaktır. Bunun tutuları 11,2 milyar TL’dir! 
  • 186,71 TL tutarındaki sözleşmesi yapılan işin, tasfiye edilmesi halinde, bitirilmemiş projelerin akıbeti de bilinmemektedir. Yani çevremizde bitirilmemden yarım bırakılmış, içme suyu hattı, köprülü kavşak vb. görüntüler artacaktır!   
  • Yine kamu kesimi, tasfiye ettiği sözleşmenin yerine yeniden ihale yaparsa, bu kez en az enflasyon oranında maliyet artışıyla sözleşme imzalayabilecektir. Bu tutar yıllık enflasyonun altında olmayacaktır. Yani yapılan her yeni ihale fiyatının en az %20 daha pahalı olması ve bütçeye tasfiye edilen 186,71 Milyar TL sözleşmenin %20 kadar ek maliyet yani 37,34 milyar yükleyeceği anlaşılmaktadır.  
  • Kendisine sözleşme tasfiye hakkı verilen kamu yüklenicilerinin sadece yarısı sözleşmeyi tasfiye etse dahi, bütçeye ek maliyeti 18,67 milyar TL’yi aşacağı değerlendirilmelidir.

Ancak taahhüt şirketlerinin beklentisi, kur artışını ve enflasyon farkını giderecek Fiyat Farkı Yasasıydı. Eğer Kanun Teklifinde, Fiyat Farkı verilmesi de öngörülmüş olsaydı, hem taahhüt şirketleri, hem de kamu kaynakları açısından daha olumlu sonuçlar oluşacaktı. 

30.11.2018 tarihli kamu sözleşmeleri kapsamındaki değişik teklifi, tadil edilmeden yasalaşırsa; 

  • Birçok proje ve hizmet yarım kalacak, 
  • Taahhüt şirketlerinin birçoğu iflas edebilecek, 
  • Hazine aynı işi yeniden yapmak için gereksiz yere kaynak ayıracaktır.  

İlyas KILIÇ / Kamu Yönetimi Uzmanı
ilyaskilic@kilichukuk.org

About Catering Türkiye

Catering Türkiye, 01.01.2019 tarihinde "Catering sektörünün buluşma noktası" olarak yayın hayatına başladı. Catering Türkiye'de tüm catering sektörü ve tedarikçi firmalar için özel haber, makale ve röportajlar bulabilirsiniz.

View all posts by Catering Türkiye →

Yorumunuz: