Tarçının bilimsel olarak kanıtlanan 10 faydası

Kış aylarının vazgeçilmez baharatlarından tarçın, mutfaklardaki yerini aldı. Tarçın hem lezzeti, hem de diyetlerde yoğun kullanılması nedeniyle oldukça fazla tüketiliyor. Tarçın lezzetinin yanı sıra insan sağlığı açısından da oldukça faydalı bir baharat olarak dikkat çekiyor.

Diyetisyen Emre Uzun, tarçının bilimsel olarak faydalanan 10 faydasını Catering Türkiye okurları için sıraladı. İşte, tarçının faydaları:

Tarçın, içerdiği maddeler sayesinde güçlü tıbbi özelliklere sahip

Tarçın, bilimsel olarak Cinnamomum olarak bilinen ağaçların iç kabuğundan yapılan bir baharattır. İki ana tür tarçın vardır: Seylan tarçın: “Gerçek” tarçın olarak da bilinir diğeri ise Cassia tarçın: Günümüzde daha yaygın olan ve insanların genellikle “tarçın” olarak adlandırdıkları tür.

Tarçın, tarçın ağaçlarının gövdeleri kesilerek yapılır. Daha sonra iç kabuk ve ardından odunsu kısımlar çıkarılır. Kuruduğunda, kıvrılan, tarçın çubukları adı verilen rulolar oluşturur. Bu çubuklar tarçın tozu oluşturmak için öğütülebilir. Tarçının kokusu ve tadı, bileşik sinnemaldehit oranı çok yüksek olan yağlı kısmından kaynaklanmaktadır. Bilim adamları, cinnamonun sağlık ve metabolizma üzerindeki güçlü etkilerin çoğundan sorumlu olduğuna inanmaktadır.

Yüksek oranda antioksidan içermekte

Antioksidanlar, vücudunuzu serbest radikallerin neden olduğu oksidatif hasardan korur. Tarçın, polifenoller gibi güçlü antioksidanlarla yüklüdür.Yapılan bir araştırmaya göre 26 baharatın antioksidan aktivitesi karşılaştırılmış tarçın net kazanan olmuş hatta sarımsak ve kekik gibi “süper gıdaları” geride bırakmıştır. Hatta o kadar güçlüdür ki, tarçın doğal bir gıda koruyucu olarak kullanılabilir.

Tarçın antienflamatuar (iltihaplarla savaşan) özelliğe sahip

Enflamasyon (yangı veya iltihaplanma) inanılmaz derecede önemlidir. Vücudunuzun enfeksiyonlarla savaşmasına ve doku hasarını onarmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, iltihap kronik olduğunda sorun olabilir.Tarçın bu konuda faydalı olabilir. Çalışmalar bu baharat ve antioksidanlarının güçlü bir antienflamatuar özelliğe sahip olduğunu göstermektedir.

Tarçın kalp hastalığı riskini azaltabilir

Tarçın, dünyanın en yaygın erken ölüm nedeni olan kalp hastalığı riskini azaltabilir. Tip 2 diyabetli insanlarda, günde 1 gram veya yaklaşık yarım çay kaşığı tarçın, kan belirteçleri üzerinde faydalı etkilere sahip olduğu gösterilmiştir. Total kolesterol, “kötü” LDL kolesterol ve trigliserit düzeylerini azaltırken, “iyi” HDL kolesterol sabit kalmaktadır.Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, günde sadece 120 mg tarçın dozunun bu etkileri olabileceği sonucuna varmıştır. Bu çalışmada, tarçın da “iyi” HDL kolesterol seviyelerini arttırmıştır. Hayvan çalışmalarında ise tarçın kan basıncını düşürdüğü gösterilmiştir. Birleştirildiğinde, tüm bu faktörler kalp hastalığı riskinizi büyük ölçüde azaltabilir.

Tarçın dokuların insüline duyarlılığını artırabilir

İnsülin, metabolizmayı ve enerji kullanımını düzenleyen kilit hormonlardan biridir. Kan şekerini kan dolaşımınızdan hücrelerinize taşımak için de önemlidir. Sorun, birçok insanın insülinin etkilerine karşı dirençli olmasıdır. Bu, insülin direnci, metabolik sendrom ve tip 2 diyabet gibi ciddi durumların bir işareti olarak bilinir. Tarçın bu önemli hormonun işini yapmasına yardımcı olarak insülin direncini önemli ölçüde azaltabilir. İnsülin duyarlılığını artırarak, tarçın sonraki bölümde anlatıldığı gibi kan şekeri seviyesini düşürebilir.

Güçlü bir anti-diyabetik etkisi var

Tarçın, kan şekeri düşürücü özellikleri ile bilinir. İnsülin direnci üzerindeki olumlu etkilerinin yanı sıra, tarçın kan şekerini diğer birçok mekanizma ile azaltabilir. İlk olarak, tarçının yemekten sonra kan dolaşımınıza girerek glikoz miktarını azalttığı gösterilmiştir. Bunu, sindirim sisteminizdeki karbonhidratların parçalanmasını yavaşlatan çok sayıda sindirim enzimini engelleyerek yapar. İkinci olarak, tarçının içindeki bir bileşik, insülini taklit ederek hücreler üzerinde etkili olabilir. Bu, insülinin kendisinden çok daha yavaş davranmasına rağmen, hücreleriniz tarafından glikoz alımını büyük ölçüde arttırır.

Tarçın, nörodejeneratif hastalıklar üzerine faydalı etkilere sahip olabilir

Nörodejeneratif hastalıklar, beyin hücrelerinin yapısının veya fonksiyonunun ilerlemeli kaybı ile karakterize edilir. Tarçında bulunan iki bileşiğin, beyinde tau adı verilen ve Alzheimer hastalığının işaretlerinden biri olan bir protein birikimini engellediği görülmektedir. Tarçının hayvan çalışmalarında Alzheimer ve Parkinson hastalığına yönelik çeşitli gelişmelere yol açtığı gösterilmiştir. Ancak, insan araştırmaları henüz eksiktir.

Tarçın kansere karşı koruyabilir

Tarçın, kanser önleme ve tedavisinde potansiyel kullanımı için yaygın olarak çalışılmıştır. Genel olarak, kanıtlar tarçın ekstrelerinin kansere karşı koruma sağlayabileceğini gösteren tüp ve hayvan çalışmaları ile sınırlıdır. Kanser hücrelerinin büyümesini ve tümörlerde kan damarı oluşumunu azaltarak etki gösterir ve kanser hücrelerine toksik gibi gözükerek hücre ölümüne neden olur. Hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, tarçın, kolondaki detoksifiye edici enzimlerin güçlü bir aktivatörü olduğunu ortaya koydu, bu da kanser gelişimine karşı koruyucu olmuştur. Bu bulgular, tarçının insan kolon hücrelerinde koruyucu antioksidan tepkileri harekete geçirdiğini gösteren deneylerle de desteklenmiştir.

Bakteriyel ve mantar enfeksiyonlarıyla mücadeleye yardımcı olur

Tarçın ana aktif bileşenlerinden biri olan Cinnamaldehyde, çeşitli enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olabilir. Cinnamaldehyde, enfeksiyonları azaltabilen ve diş çürüğü ve ağız kokusuyla mücadeleye yardımcı olabilecek antifungal ve antibakteriyel özelliklere sahiptir.

HIV virüsüyle mücadeleye yardımcı olabilir

HIV, bağışıklık sisteminizi yavaşça parçalayan ve tedavi edilmediğinde sonunda AIDS’e yol açabilecek bir virüstür. Cassia çeşitlerinden elde edilen tarçın, HIV virüsünün insanlarda en yaygın türü olan HIV-1’e karşı savaşmaya yardımcı olduğu düşünülmektedir. Tarçın sağlık için yararları olabilmektedir, ancak Cassia, kumarin içeriği nedeniyle büyük dozlarda sorunlara neden olabilir. Seylan (“gerçek” tarçın) bu konuda çok daha iyidir ve çalışmalar kumarin açısından Cassia çeşidinden daha düşük olduğunu göstermektedir.

 

Kaynak: Catering Türkiye ve Diyetisyen Emre Uzun

About Aslı Özgül Gökdemir

1997’de Ankara'da doğdu. Gazi Üniversitesi İstatistik Bölümü'nde öğrenim görüyor. Catering Türkiye'de sektörel haberler ve röportajlar yapıyor.

View all posts by Aslı Özgül Gökdemir →

Yorumunuz: